Bebeklerde oyun | Uni Baby
6.02.2019 00:00:006 DK Okuma Süresi

Bebeklerde oyun

Oyun ilk aylardan itibaren çocuğun vazgeçilmezidir. Eflatun “Çocuk oyunla büyümelidir” der çünkü oyun, en etkili öğrenme ve gelişme aracıdır.

Oyun ilk aylardan itibaren çocuğun vazgeçilmezidir. Eflatun “Çocuk oyunla büyümelidir” der çünkü oyun, en etkili öğrenme ve gelişme aracıdır. Oyun sırasında çocuk birçok şeyi dener, dış dünyayı keşfeder, insanları gözlemler, kuralları öğrenir, sınırları kavrar, insanlarla iletişim kurmayı öğrenir, temel becerilerini geliştirir, özelliklerini fark eder ve kendini geliştirir. Bebeğin zihinsel, fiziksel, duygusal ve sosyal olgunluğu, bu alanlarda aldığı uyaranların miktarı ve çeşitliliği ile doğru orantılı olarak gelişir, bu nedenle gerekli uyaranların doğumdan itibaren çocuğa doğru zamanda ve doğru yerde sunulması çok önemlidir. Peki bu uyaranları işlemenin, anlamlandırmanın ve öğrendiklerini içselleştirmesinin en kolay ve etkili yolu nedir? Oyundur!

Oyun, bebek doğduğu anda başlar. İlk aylarda, bebeğin hareketleri amaçsız ve rastgele gibi görünse de aslında bu hareketler onun ilk oyunlarıdır. Durduğu yerde, kendi el ve ayakları ile oynayan, beslenirken, uykuya hazırlanırken, bezi değiştirilirken farklı sesler çıkararak eğlenen, kendisine konuşana ve gülene gülerek oyun yapan, sonraları değişik hareketlerle anne-babasının tepkilerini test ederek oynayan bebeğin oyunları, büyüdükçe şekillenir ve karmaşıklaşır.

Dördüncü aydan itibaren bebek, anne-babası ile ce-e gibi oyunlar oynamaktan keyif alır, oyuncaklara ilgi duymaya başlar ve onları hareket ettirerek oynar. Takip eden aylarda elindeki nesneyi yere atar, birinin attığını ona geri vermesini bekleyerek ve bunu tekrar ederek oynar, çocuğun bu oyununa katılmak, onu doğru yönlendirmek önemlidir.

İlk yaşını tamamlayan bebek, üç yaşlarına kadar çoğunlukla yalnız oynar. Bu dönemde bebek neden yalnız oynar? Çünkü başkaları ile oynayacak fiziksel, zihinsel ve sosyal yeterliliği henüz kazanmamıştır. Yalnız başına oynayan bebek, dikkatini odaklamayı, düşünmeyi, yaratıcı olmayı öğrenir; oyuncağa erişememek, kule yapamamak gibi başarısızlıkların karşısında kırıklık, kızgınlık gibi duyguları, oyunu sonlandırıldığında, bazı nesnelerle oynaması engellendiğinde öfke ve üzüntü gibi hisleri deneyimler.

Emeklemeye başladığında ve yürüdüğünde bebek, oyuncakları ile olduğu kadar çevresinde keşfettiği nesnelerle oyuncakmış gibi oynar. Bir süre yalnız oynayan bebek, sıkıldığında veya yalnız kalmak istemediğinde, bir yetişkini yanında istediğini belli eder.

İki yaş dolaylarında bebek sembolik oyuna başlar. Sembolik oyun, çocuğun etrafındaki nesneler ve kişilere yepyeni anlamlar yükleyerek oynadığı, -mış gibi yaptığı oyundur. Örneğin bebek eline top alır, elma yiyormuş gibi yapar, kurduğu oyunda anne olur, oyuncak bebeğine annesinin kendisine kızdığı gibi kızar. Sembolik oyunla çocuğun dil becerileri gelişir, etrafını keşfeder, soyut kavramları anlamaya başlar, sosyal ipuçlarını anlamlandırmayı ve kendini başkasının yerine koyarak, o kişinin duygu ve düşüncelerini anlamayı öğrenir.

Oyun anne-baba-çocuk arasındaki bağlanmayı güçlendirmek açısından da önemli bir araçtır, çünkü çocukla oyun oynamak, onun temel ihtiyaçlarını giderirken kurulan iletişimden çok daha farklı bir iletişim kurulmasını sağlar. Çocukla oynamak, oyuncaklarıyla oyun kurmak ve bu oyunda rol almak, anne babanın çocuğunu, çocuğun da ve anne-babasını tanımasına fırsat verir, çocuğun güvenini geliştirir, keyif, mutluluk ve mizah duygularını geliştirir.

Çocukla ne kadar oynamak lazım, oyuna günde ne kadar zaman ayırmak gerek?

Çalışmayan anne-babaların fırsat buldukça çocuklarıyla yarım saatlik süreler halinde oynamaları, çocuğun mutluluğuna ve katılımına göre bu süreyi uzatmaları veya kısaltmaları uygundur. Çalışan anne-babaların imkan olursa sabah iş öncesi, akşam iş sonrası en az 20-30 dakika kadar çocukları ile oynamaları iyi olur. Anne-babalar çocuklarının temel ihtiyaçlarını karşılarken de kendi hazırlıklarını yaparken de çocuklarıyla oynayabilirler. Önemli olan oyun oynanan sürenin uzunluğu değil, anne babanın da çocuğun da bu oyundan keyif almasıdır. Anne babaların çocuklarına oyun için ayırdıkları süreler, satın aldıkları en pahalı oyuncaklardan daha değerlidir. Oyunda anne babanın rolü, oyuncak ve oyun materyalinden daha önemlidir.

Bebeklikte parlak renkli, sesli küçük oyuncaklarla oynamak, ce-e, tel sarar, yerde oturarak karşılıklı top yuvarlama, emekleyerek kovalamaca gibi oyunlar oynamak, farklı doku ve renkteki nesneleri elletirken adlarını duyurmak, değişik objeleri koklatarak ve ismini duyurarak tanıtmak, değişik besinleri tattırarak keşfettirmek, çocuğu kucağa alarak dans etmek, taklit oyunları oynamak bebeğin duyu ve algılarını uyandırdığından, gelişimini destekleyen oyunlardır.

Oyun, çocuğun öğrenme ve keşfetme aracıdır. Oyun, gerçek hayatın bir provasıdır. Oyun, çocuğun gözlemlediklerini ve öğrendiklerini deneyerek, geleceğe hazırlandığı alandır.

Bu yazı çocuk gelişim sitesi ÇocukluDünya iş birliği ile hazırlanmıştır.

İlginizi Çekebilecek Ürünler